AskSevgi.Net

  Ana Sayfa
  Astroloji
  Biyografi
  Canli Tv izle
  Dizi Tanıtımları
  Film izle
  Fıkralar
  Guzeller
  Güzel Sözler
  Hikayeler
  Kadınlar
  Klipler
  Magazin
  Manzara Resimleri
  Msn Diğer
  Online İşlemler
  Oyun Oyna
  Programlar
  Radyo Dinle
  Sağlık
  Sohbet Chat
  Türkiye
  Yemek Tarifleri
  İslamiyet
  Şarkı Sözleri
  Şiirler

 

Site içi Arama


  Konu : MOSKOVALI KLAVA yi 10 YIL UNUTAMADIM | Hit: 408

1973 dogumlu ve memleketin sirin bir sehrinde hashas cicekleri arasinda dunyaya gelmis,buyuk sehir kulturu yasamayan kucuk bir sehre ait ufak bir kasabada yasamima devam etmekteydim. ancak iyi bir aile, okul ve cevre egitimi aldiktan sonra askerlik gorevimi yapmaya hazirlandigim anda , gariban memleketimin gariban insanlarindan ,sohbetlerinde santiye kulturunu ve rusya maceralarini heyacanla dinlemekteydim. o anda beynimde bir simsek cacti. moskova yi bende yasamaliydim. hala gururla boburlenerek soyledigim: memlekete 2 cumhurbaskani, 1 basbakan, cok sayida is adami ve isimsiz kahraman yetistirmis afyon lisesinin edebiyat bolumunden mezun olmus ve kasaba kenarinda antalya yolu uzerinde bir turizm dinlenme tesisinde market sorumlusu olarak calisiyordum. kararimi vermistim artik. hemen moskovaya gitmeliydim. bulundugumuz cevredeki insanlara gore maddi olanaklarimiz iyi sayilirdi. ancak kararim katii idi moskovayi gormeliydim. siddetle planlarimi uygulamaya koydum babamin siyasi cevresinide kullanarak bir hafta icersinde bir baglanti ile 11 kasim 1994 tarihinde moskova havalimanina ucak inmisti. bir insaat firmasiyla calismak uzere nihayet moskovadaydim artik. fakat gordugum manzara karsisinda tam bir hayal kirikligi icindeydim. ankara gunesli iken moskova da kar firtinasi ve havalimaninda buzlanma vardi. uzerimde bir tisort vardi ve ankara dan ne olur ne olmaza karsi aldigim yagmurluk tipi bir mont. ucaktan inerken kemiklerime kadar dondugumu ve kesinlikle burada olmamam gerektigini dusundugum bir anda agladigimi ama gozlerimden yas akmadigini hissettim.kontrol gecis sikintisi bizi karsilamaya gelen sofor problemleri ve catisiz cok eski tip kirmizi tuglali apartman goruntuleriyle moskovaya moskova kulturune merhaba dedim. 2 saatlik havaalani yolculugundan sonra hava sicakligi yaklasik – (eksi) 15 derecede bize gosterilen: ( 5-10 larla yapilmis uzeri ve cevresi naylonlarla kapatilmis) yemekhanemize gelmistik. ilk defa santiye kulturunu orada tanimistim. yemegimizi yedik ve sirketin kiralamis oldugu otelimize geldik . kgb nin eskiden kullandigi tatil koyu seklinde 3 ayri bloktan olusan otelin bir blogu tamamen bize aiitti. o anki rusya sartlarinda muhtesem sayilabilen bir oteldi. isteki gorevlendirmem yapildi. santiye mevcudu 450 kisi kadardi. bende idari isler departmaninda calismaya basladim. santiyede askerligini yapmayan tek kisi idim. verilen her ise kosuyordum. santiyenin sevimli ev kedisi gibi idim. yaklasik 1,5 ay kadar gecti. yaptigim islerde kendimi kanitlamis ve guven saglamistim. pasaport islemleri, 90 odali otelin sorumlulugu ve diger bloklarda ki patronlarimizin kaldigi vip odalarin denetlenmesi gibi gorevleri uslenmistim. yaklasik 20 civarinda personelim vardi. iyi bir aile olmustuk. bir is icin bitisikteki bloga gitmem gerekiyordu. o ana kadar guzelliklerine hayran oldugum rus kizlari olmustu ama yolda karsilastigim henuz 16 yasinda olan bu kiz benim hayatimi karartmaya yetmisti. butun medeni cesaretimi toparlayarak yuzum kizararak kendisine rusca merhaba dedim. hic bir sey soylemedi sadece gulumsedi. hala hayatimda beni bu kadar etkileyen bir gulucuk olmamistir. kizi caktirmadan takip ettim. bizimle ilgisi olmayan bloklara giriyordu ama oradada tanidigim insanlar vardi. gala isminde tanidigim temizlikci bir kadinla konustu. gala eski sovyet rejiminde beyin doktoru olarak calismis zeki bir kadindi. zaman kaybetmeden yanlarina gittim ve tarzanca ruscamla kizi taniyip tanimadigini sormustum. o da tanidigini ve kizi oldugunu soylemisti. aman allahim sevincimden aglayacaktim. o anda rusca galaya annecigim dedim ve yine ayni anda; kizdan, hala kulaklarimi cinlatan bir kahkaha koptu. annesi beni cok fazla sevmedi ama annesinden cok israrci davranarak edindigim istihbaratlarla kizin adeta golgesi olmustum. hizli bir sekilde rusca ogrenmeye calisiyordum. hayatim kararmisti yedigim ekmekte ictigim suda ruyamda her saniye kizi dusunur olmustum. her gun okulunda bekler cicek verirdim ama aradadan gecen 2 ayda kizda en ufak bir esneme yoktu. artik kara sevdanin tam dal ortasindaydim. hayatim sanki kizin yani klava nin ellerindeydi. allahim bir cozumu olmaliydi. subat 1995 ayi icersiydi. uydudan turk televizyonlari seyredebiliyorduk. nazim hikmet belgeseli vardi ve esi vera yla nasil tanistiklari anlatiliyordu. benim aradigim cozum olabilirdi. cumartesi sabahi saat 10:00 civariydi. disarda kar yagiyordu. elime bir semsiye alarak klavanin penceresine bakan yolun karsisindaki bir ormanda bir agaca sirtimi dayayarak beklemeye basladim. klava beni mutlaka gormeliydi. 1 saat gecti elime bir kozalak parcasi alarak klavanin penceresine attim. annesi isteydi evde 4 yasindaki kardesi vit ile beraber kaliyorlardi. nihayet perdeyi kipirdatmis ve beni gormustu. ben hala agactaki pozisyonumu koruyordum. kar kesilmisti.her 30 dakikada duzenli olarak bakiyor ve beni goruyordu. 3 saat daha bekledim. plan harikaydi ama benim sorunumu cozmeye yetmemisti. birden tarik akan in bir filmi geldi aklima hemen santiyeye dondum kirmizi puskurtmeli bir boya alarak 30 dakika sonra klavanin penceresinin onune geldim ve onun pencereden gorebilecegi sekilde kucuk ara sokakta bulunan caddenin uzerine rusca ya teba lublu yani seni seviyorum anlamina gelen okunabilecek bir buyuklukte yazi yazdim. tekrar cadde ile klavanin arasindaki ormana gecip toplam 6 saat yaslanarak bekledigim agaca yaslandim. kalin perdeyi acmisti. ben onu goremiyordum ama onun beni gordugunu biliyordum. yaklasik bir saat sonra hayatimim en uzun bekleyisini yaptim. klava nihayet cozulmus ve elinde bir cay fincani ile apartman kosesinden bana dogru geliyordu. gulumseyerek cayi bana uzatti ve eve davet etti. cok usumustum cayi iki uc yudumda bitirdikten sonra klavayla beraber el ele evine geldik. sanki hic ayrilmak istemezcesine birbirimize sarildik. bu andan sonra o benim herseyimdi. durumu santiyede calisan herkes ogrenmisti artik. neredeyse benim islerimi beraber yapiyor onun okuluna beraber gidiyorduk. isler oyle hal almisti. nihayet 15 ay bu sekilde gecti. evlenmek istiyorduk. ama o annesinin direncini kramamisti. bende feodal aile duzeni icersinde yasayan ailemin. (yani dedemin) aile beni memlekete cagiriyordu. evlatliktan reddedilecegim tehdidiyle. bana ogretilen aile degerleri nedeniyle gitmem gerekiyordu aksi olamazdi. zira biz yilandan korkmayiz yalandan korktugumuz kadar. oyle ogretmisler. temmuz 1996 sonlariydi. klava ve annesi beni ugurlamak icin havaalanina gelmisti. klava agliyor annesiyle kavga ediyor ve benimle gitmek istiyordu. son kontrolden gecerken yuzune bakamadim. moskovadan - ankaraya kadar hungur hungur agliyordum. klava ile baglantim yoktu. onun evinde telefon olmadigi icin gorusemiyorduk. ona ev telefonumu verdim ama 1996 moskovasinda beni aramasi cok zordu. aileme karsi yaklasik 3 ay tavir aldim. hic konusmadim. zaten dondukten 9 ay sonrada evlendim. klava ismi damarlarima islenmisti. unutmam mumkun degildi. esimle cok mutluyum. zaten evlenirken boyle bir gecmisim oldugunuda kendisine anlattim. askerligimi aradan cikartip is hayatina atildim. zaman zaman belirsiz hukumet krizleri ve zaman zaman beceriksizliklerim sayesinde islerimdeki belirsizlikleri ortadan kaldirmak ve ozellikle unutamadigim klavanin durumunu ogrenmek icin mutlaka moskovaya gitmeliydim. yil 2006. klava yi gormeyecegime dair esimden izin kagidimida aldiktan sonra (bu arada ortanca kizimin takma ismi klaf) nihayet 28 haziran 2006 ayinda moskovadaydim. ama bu sefer moskova cok daha farkliydi eski moskova yoktu artik. is hayati yogunlugu icersinde klavaya ulasma zamanim olmadi ilk 2 ay icersinde ; daha sonrada, ben; esime ve cocuklarima ihanet etmemek icin iki ay gormek istemedim. fakat icimdeki sesi bir turlu yenemiyordum. klavayi mutlaka gormeli ve yasayip yasamadigini ogrenmeli idim. ama bu arada esime karsi vicdani bir suc islemekten korkuyordum. butun bu celiskiler arasinda aramaya karar verdim. bir hafta sonu neset isminde bir arkadasimida yanima alarak yaklasik 2 saat metro ve 1.30 saat otobus yolculuguyla eski calistigim bolgeye geldim. klavanin evlerinin apartman kilit kodu kapali oldugu icin iceri giremedik yani kapiyi calamadim. arka taraftaki sokak pencere bolgesine dogru yuruyup yaslandigim agaci gormeye calistim. moskova cok farkliydi ama bu bolge moskova disinda kucuk bir bolge oldugu icin adeta yaprak kimildamamisti. pencereye cigil atacaktim ama arkadasim neset vazgecirdi. klavanin evini birakip eski calistigim bolgeye dogru yurumeye basladik. otelin guvenligine geldik. iceri girmenin kesinlikle yasak oldugunu soyleyince bende 11 yildir uzerimde sakladigim o bolgede eskiden kullandigimiz giris kartini gosterek burda calistigimi ve sadece gormek istedigimi soyledim. kendi aralarinda kucuk bir guvenlik toplantisi yaparak girmemize musade ettiler. iceri ilerledikce nefesim kesildi eski anilarim depresti kendimi cok bitkin ve yorgun hissettim. klava ile ilgili kotu bir haber almaktan ve bu gizemin bitmesinden korkuyordum. tir tir titriyordum. yanimdaki arkadasim butun bu olanlarin farkinda degil siradan bir ziyaret oldugunu dusunuyordu. adeta yaprak kimildamamisti klava ile bulustugumuz bir yer vardi orada bi 15 dakika kadar bekledim sanki klavayi bekler gibi zaman gectikce umitlerim tukeniyordu ana binaya dogru suursuzca yurumeye basladim. iceri girdim resepsiyonda 45-50 yaslarinda bir kadin vardi. kadina galayi sordum calistigini soyledi. ama bu gun ise gelmedigini de. pesinden klava yi sordum tanidigini ve beni hatirladigini soyledi. evet cok dikkatli bakinca bende kadini cokmus olmasina ragmen gozlerinden tanidim. kadindan galanin ev telefonunu aldim. her hangi bir ihtimale karsi acik adresimi ve mail adreslerimle beraber telefonlarimi yazdigim bir kagidi kadina uzatarak adeta vermesi icin yalvardim. kadindan; verecegine dair soz alip oldukca suratle bolgeden uzaklasmaya calisiyordum. sebebini bende bilmiyordum. aradan bir hafta gecti bir pazar sabahiydi. telefon caldi actigimda kadinin birisi beni ariyor, bana adim ve soyadimla hitap ediyordu. bu klava idi. nefesimin kesildigi andi.11 yildir klavanin sesini ilk kez duyuyordum. oysa bu ses icin hayatimi verirdim. bu arada pardon( esim yanlislikla hikayeyi okuyabilir onun icinde canimi veririm. ) yaklasik klava ile 1 saat telefonla gorustuk. bana 4 yil once turkiyeye antalyaya geldigini bana ulasmaya calistigini anlatti evet hakliydi ona biraktigim telefon 4 haneli sehir kodu dahil degismisti yapacak bir sey yoktu artik 2 yil oncede evlendigini soyledi. mutlu olmasini cok isterdim. bana dogum gunu tarihimi soyledi. beni unutamadigini anlamistim. telefonlasmak uzere vedalastik. ama klavaya hic bir zaman beni aradigi telefon numaralariyla ulasamadim. degisik 8 telefon numarasiyla o istedigi zaman bana ulasiyordu. tum telefonlarini kaydediyordum ama hic birisinde klavaya ulasamiyordum. yeni yila 10 gun kalmisti 20 aralik2006 evet gene arayan kahretsin klava idi. benimle gorusmek istiyordu. 11 yil sonra ilk defa klava yi gorecektim. butun hayatim bir film seridi gibi gozlerimin onunden gecti. bir gorusme noktasi belirledik. artik ihtiyacim olam tek sey bir gun sonrasinin saat 17: 00 ini beklemekti. zaman durmus, nefesim azalmaya baslamisti is arkadaslarimdan serdar abi de durumu bildigi icin bana izin zenini hazirlamisti. kalici bir hediye ile bir adet kirmizi bir gul alarak bulusma noktasina 30 dakika once gittim. bulusma noktasi sabalovskaya metro sentir zal di. yani metro istasyonunun ici. bulusma anina 5 dakika kalmisti kalbim yerinden firlayacak gibiydi. metroda her iki dakikada bir sagli sollu trenler geliyor icersinden binlarca insan inip biniyordu. ortadaki metro trenlerinin kesistigi noktada belki aptalca,belki salakca ama en cokta heyacanla dolasmaya basladim.hayatimda bu kadar dikkatlice baska bir seyi aradigimi sanmiyorum. orta alandaki boslukta buyukce bir metro kolonuna yaslanmis bir bayan gordum. bana 10 metre kadardi, heyacanla yanina yaklastim evet sanirim bu klava idi yada; bana, bu yaslarda gordugum her rus bayan klava gibi geliyordu. fakat kesinlikle yaniliyor olamazdim bu aklimda kalan klava nin seklinin 11 yas sonraki halinin aynisiydi. merhaba klava dedim. elimdeki kirmizi gulu ve hediyeyi kendisine uzattim. klava olmadigini adinin aksana oldugunu soyledi.ama ben kesinlikle klava oldugunu,fizyolojik degisikliklerden dolayi beni begenmedigini dusundum ve klava ben senin icin geldim demeye basladim. ama o, aksana oldugunda israr etti ve esini bekledigini soyledi. bense metronun icersinde deli gibi dolasmaya basladim. bir an elimdeki cicegi ve hediyeyi yere atip, icimden cignemek geldi. klavanin beni tamamen bitirdigini ve merakini yenmek icin gormeye geldigini ve kimligini gizledigini dusunmeye baslamis ve yuruyen merdivenlerin bulundugu yere dogru ilerlerken kafami tekrar sonradan aksana oldugunu ogrendigim klavaya dogru cevirmistim ben yaslarda bir erkege beni isaret ettigini gordum. cok sevinmistim kadin dogru soyluyordu klava degildi. ayni saniyelerde bir el,beni belimden tutmus ve kendisine ozgu sivesiyle benim adimi ve soyadimi telaffuz ediyor ve beni kendisine dogru cekiyordu. evet bu 11 yildir ozlemini cektigim,benim icin ekmek ,su,nefes,isik,gunes……..olan klavadan baskasi degildi.basimi dondurup bakamiyordum bu gizemli saniyelerin biteceginden cok ama cok korkuyordum. benim icin fiziksel guzelligi hic onemli degildi klavanin; sadece klava olmasi beni ilgilendiriyordu.(yasadigim bu 2-3 saniyeyi anlatmaya benim edebi bilgim gercektende kifayet etmez) geriye dogru dondum, ve aman allahim klava diyerek nara attim. o anda metronun ortasinda bulunan yaklasik 100-150 kisi bize bakiyor ne olup bittigini anlamaya calisiyordu. ama inanin bana hic umrumda degildi. dunyanin en guzel kadini kollarimin arasindaydi. klava her zamanki gibi yine muhtesemdi ve ayni zamanda dunyanin en guzel yakutuydu. yaklasik uc dakika kadar birbirimize sarilarak agliyordum ama bu defa gozlerimden yaslar gercekten akiyordu. klava ile gozgoze geldik onunda gozlerinden yas akiyordu. birbirimize sarilmaktan vazgectik ve elimden tuttugu gibi beni metro disina cikartiyordu. metrodan cikarken yasadigimiz manzaraya hala gulerim. oradaki insanlarin cogu bizi alkislamisti, aksana ve kocasida dahil. klava ile biraz yurudukten sonra guzel bir restoran kafeye oturduk ve hayatimizdaki ayri gecen 11 yili 3 saatte ozetledik. o bir muddet amerika da yasadigini orda yapamayip moskovaya dondugunu 2 yil once evlendigini ve bende evcil bir baba oldugumu falan. ruya bitmisti artik ayrilma vaktiydi klava beni 30 dakikalik bir metro yolculugundan sonra yasadigim bolgeye eliyle getirmis ve beni birakmis el sallayarak ayrilmisti. bu defa sarilmadik birbirimize yada sarilamadik.
6 ocak gelmisti bu tarih klavanin dogum tarihiydi. tabi ben annesi araciligiyla dogum gununu kutlayacaktim,klava ile bu sekilde konustuk. sabah saat 11:00 sularinda klavanin annesini aradim telefonu acan klava idi. sanki benim telefonumu bekliyordu. sesi titriyordu cok sevinmisti. ne zaman gidecegimi sordu (11 ocakta turkiyeye 2 haftalik izne gidecektim) 11 ocakta gidecegimi kendisini gordugumu ve bir daha donmeyecegimi soylemek zorunda kaldim. ***kimbilir belki esime verdigim sozden,belki ayni acilari tekrar yasamaktan korktugum icin, belkide kendime veya klavaya olan saygimdan*** sebebini hala bilmiyorum. klava hatirlandigi icin cok mutlu oldugunu beni unutmayacagini soyledi. oylesine bi muddet daha muhabbetten sonra telefonlarimizi kapattik.klava ile en son gorusmem yine telefonla 10 ocak aksami oldu. beni arayip ne zaman gidecegimi sordu. bende yarin gidecegimi soyledim. beni unutmayacagini verdigim hediyeyi omur boyu saklayacagini ve hayatin ne getireceginin bilinemeyecegini soyledi bende kendisine mutluluk dileyerek vedalastim. moskovaya tekrar dondum ama klava yi hic aramadim o da benim turkiyede oldugumu saniyor. belki beklenen bir son degil ama buda benim noktam. cocuklarimi ve esimi klavadan daha cok seviyorum simdi. ilginize tesekkur ederim. yorumlariniz icin :
erdoganklava@hotmail erdoganklava@gmail.com
moskovali erdogan
erdogan durmus
moskovadan sevgilerle hayatta hersey gonlunuzce olsun

  Yazan: Acar22
Merhaba; o büyülü sevgi ile gerçek dünya arasında çok iyi bir denge kurmuşsunuz.Suan benmde bir rus kız arkadasım var.Farklı bir durum ama hikayenizin başında bulunduğum durumu gördüm..Hayat bana neyi gösterecek bilmiyorum :)


Yazan: hayat
erdogan bey merakımı giderdiginiz için teşekür ederim


Yazan: moskovali erdogan
Ilginize tesekkur ederim.Sorunuza cevaben: Evet,gercekten seviyorum.Sadece eskilerde kalmis,yasanmis ve bitmis bir olayi paylasmak istedim sadece.Iyi gunler dilerim.


Yazan: hayat
hikayanizi okudum çok beyendim erdogan bey birşeyi merak ettim gercekden bukadar sevipde unutmak mümkün deyıl bence şimdi eşinizi seviyormusunuz yada oylemi yazmak zorunda kaldınız sadece merak ettim teşekürler



Yorum Yazılmamış... Sponsor Bağlantılar
 
 + En Çok Okunanlar    + Yeni Eklenenler    + Rastgele
En çok indirlen mp3ler Sibek Kekilli (35157)
Hulya Avsar (13103)
Sibel can (9281)
Meltem cumbul (7295)
Lerzan mutlu (5489)
Aysu baceoglu (4185)
Sevtap parman (3768)
Nezihe kalkan (3637)
Hatice sendil (3613)
Aylin coskun (3611)
aman aman (3609)
 
En Son Eklenenler Ve Çakar konuştu? Bikini giyecek mi?
Ahmet Çakar' dan bombalar
Santra- Ahmet Çakar
Ahmet Çakar - Çirkin teklif
MHK'nin Ahmet çakar tutkusu
Gürcan Bilgiç'ten Ahmet çakar taklidi
Size panter desenli feda olsun
Bikini giyersem, uçuk çıkartırsın
Ahmet Çakar için bikini kreasyonları
Ahmet Hoca bikiniyi giyerse ne olur?
Fener turu geçerse bikini giyerim
 
Rastgele Abdüllatif Şener Biyografisi
Mor ve ötesi yaz yaz yaz
Gökhan Özen inkar Etme
Hepsi dur dur
Emel Müftüoğlu Çok Ayıp
Ançuez Emesi
Ali Uyandıran Biyografisi
Deniz Arcak Ay Batmasa
Bıldırcın Kağıtta
Çikolatalı Parfe
Ayçicek Yağli Bakla
 

  Copyright  ©2006 AskSevgi.Net

eXTReMe Tracker