Genel Bakış : Vazgeç Gönlüm
İki oyuncu, zengin kız ile fakir gencin aşklarını konu alan dizi için "Bu gerçekçi bir aşk öyküsü. Yan öyküler de kuvvetli, yani seyirciyi besleyebilecek bir proje" diyor
Amerika’dan Türkiye’ye gelir gelmez "Mutluluk" filminde rol alan Murat Han ile "Eve Giden Yol"daki cesur sahneleriyle adından söz ettiren İrem Altuğ, bu akşamdan itibaren "Vazgeç Gönlüm" dizisiyle ekranda olacak. İkili, Star TV’de yayınlanacak dizide imkansız bir aşk hikayesinin kahramanlarını canlandıracak.
Öncelikle biraz kendinizden söz eder misiniz?
- Murat Han: 1998’de Bilkent Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Amerika’ya gittim. Yaklaşık dokuz yıldır oradayım. Geçen yıl ziyaret için geldiğimde tesadüfen "Mutluluk" filminde rol aldım. "Vazgeç Gönlüm" ise Türkiye’deki ilk dizi projem...
- İrem Altuğ: Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde okuyordum. 3’üncü sınıftan sonra, okulu bitirmeden Amerika’ya gittim. San Francisco’da tiyatro eğitimi alıp, yeniden Türkiye’ye döndüm. "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir" adlı dizide rol alıp bu kez de New York’a gittim. Sonrasında "Eve Giden Yol" filminde ve "Ihlamurlar Altında" dizisinde oynadım.
Özetle, Amerika’da eğitim almış iki genç oyuncu "Vazgeç Gönlüm"de buluştu. Peki, canlandırdığınız karakterler için neler söyleyeceksiniz?
- M.H: Salih adlı bir minibüs şoförünü canlandırıyorum. ODTÜ’yü kazanmış, fakat babası kendilerini terk /_newsimages/4018075.jpgedince, kardeşlerine bakması gerektiğini düşünerek eğitimine devam etmemiş. Bütün hayatını ailesine adamış mert bir delikanlıyı oynuyorum yani...
- İ.A: Benim canlandırdığım karakterin ismi Bahar... Zengin bir ailenin mütevazı kızı. Varlık içinde büyümüş, fakat eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı geldiği için avukat olmayı seçmiş bir kadın. Ailesini çok seviyor ama davranışlarını pek doğru bulmuyor. Hayatında hiç aşık olmamış, yalnız biri... Tabii ki Salih’i tanıyana kadar...
Eski Türk filmlerinin konularını andırıyor. Bu durumda aileniz de Salih’le ilişkinize karşı çıkacaktır haliyle...
- M.H: İki kardeş, bir sevda... Dizideki kardeşim de Bahar’a aşık oluyor.
Demek ki aile çatışması sizin tarafta çıkacak Murat Bey...
- İ.A: Doğru, ama benim ailemin de bu aşkı kabulleneceği söylenemez...
Zengin kızın ailesi hiçbir zaman fakir erkeği istemez...
- M.H: Bu hiç adil bir şey değil. Sonuçta iki kişinin seçimi bu, başkasını ilgilendirmez. Ama bizim dizimizde zengin aile şöyle düşünüyor: "Bu çocuk bizim kızı sevmiyor, sadece paramızı yemeye çalışıyor." Asalak gibi görüyorlar Salih’i yani...
- İ.A: Maddiyat her zaman önemli değil. İnsanlar bulundukları konumu seçemiyor. Sonuçta insan her zaman insandır. Parasının olup olmaması onun farklı şekilde değerlendirilmesini gerektirmez. Biz de bunu yansıtacağız. Ailelerin karşı çıkmasından ziyade zenginlik ile fakirlik arasındaki uçurumun ne kadar gereksiz ve çirkin olduğunu göstermeye çalışacağız.
Peki vazgeçen kim olacak?
- İ.A: Bir ağabeyin kardeşi için her şeyini vermesi, kardeşinin de aldığı diplomayı ağabeyine verip "Sen benden daha çok hak ettin bunu" demesi çok duygulandırdı beni... Hayat böyledir zaten. Siz birileri için birçok şeyden vazgeçersiniz, hayatınızı feda edersiniz, ama sonra o kişileri yanınızda göremezsiniz. Bu dizinin asıl teması imkansızlık diyebiliriz...
Mutlu son yok mu yani?
- M.H: Şu anda kesin bir şey söylenemez. Aşk dediğimiz zaman akıllara hemen Leyla ile Mecnun gelir. Onların aşkının büyüklüğünün sebebi imkansız olmasıdır. Ne kadar imkansızlık varsa, aşk o kadar büyür. Ayrılıklar, gurbetler... İşte o imkansızlıklarla beslenmiş bu toplum...
Sınıf çatışmalarını ekrana taşıyacağız
İrem Hanım, geçen dönem "Ihlamurlar Altında"da rol aldınız. Aynı tarzda bir hikayeyi kabul etmenizde etkili olan şey neydi?
- İ.A: Kesinlikle samimiyet... Bu projeler biraz daha gerçekçi ve Türk insanını yansıtıyor. Bizler alıştığımız şeyleri tekrar tekrar izlemeyi seviyoruz. Bu tarz projelerde insanlar kendilerini buluyorlar. Aynı ortamda yetişip, aynı havayı soluyan insanlar, bir müddet sonra hayatın getirisiyle sınıflara ayrılıyor. İşte biz, bu sınıf çatışmasını ve nedenlerini gözler önüne sereceğiz.
M.H: Eski Türk filmi dediğimiz şeyler, zaten Türk kültürünü yansıtıyor. İnsanlar da o yüzden seviyorlar bu projeleri.
Bu senaryoda seyirciyi en çok ne etkileyecek?
- M.H: Gerçekten olabilecek şeyleri izlemek. "Aman bu kadar da olur mu" diyemeyecekleri bir senaryo çünkü...
- İ.A: Murat’a katılıyorum. Bunun yanı sıra çok nahif, çok gerçekçi bir aşk öyküsü var. Yan öyküler de çok kuvvetli, yani seyirciyi besleyebilecek bir proje...
Oyuncular Murat Han İrem Altuğ
|